3 Temmuz 2017 Pazartesi

KİTAP YORUMU: SOL AYAĞIM - CHRISTY BROWN


Kitap Adı: SOL AYAĞIM
Yazar: Christy BROWN
Tür: Otobiyografi
Çevirmen: Filiz KAHRAMAN
Yayıncı: Nemesis Yayınları
Sayfa: 190
 

  "BÜYÜLEYİCİ VE EĞLENCELİ... OKUYANA İLHAM VERİYOR."
IRISH TIMES
  "ERDEMLİ VE HİÇ BİR ŞEKİLDE YOZLAŞTIRILMAMIŞ BİR CESARET HİKAYESİ"
SUNDAY TIMES
  Chiristy Brown doğuştan beyin felci kurbanıydı.Ancak bu talihsiz küçük bebek İrlanda 
edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücüne ve duyarlı zekasına sahipti.
  Bu,Chiristy Brownın kendi yaşam öyküsüdür.Brown,çocukluğunda okumayı,yazmayı,resim yapmayı ve nihayet daktilo kullanmayı öğrenmek için verdiği mücadeleyi ve bütün bunları sol ayağını kullanarak nasıl yaptığını anlatıyor.
  Chiristy Brownın benzer bir biçimde kaleme aldığı Dream All The Days adlı eseride çok satan kitaplar listesine girmeyi başarmıştır.
  Sol Ayağım kitabı ; Chiristy Brownı Daniel Day-Levisin canlandırdığı,çok başarılı bir filme konu edinilmiştir.

 Uzun bir aradan sonra tekrar ben geldim. :D Yaklaşık 1 senedir ortalarda yoktum. Bir dönem yazmaktan ve okumaktan yorulup ara vermiştim, üstüne hamile kalınca bu zaman uzadı da uzadı. Okuduğum bir çok kitap oldu fakat yorumlamaya vaktim de isteğimde pek olmadı. Şimdi yazmayı ne çok özlediğimi daha iyi anladım. Bu arada bir kızım oldu. =) Adı Zeynep. (Buraya kalpli yüz koyduğumu hayal edin lütfen.) :D Artık altı aylık olduk. Yüküm az da olsa hafifledi şimdi o uyuyor ben de bloguma yazmanın tadını çıkarıyorum. :D

  Yazmayalı uzun zaman olunca çenem düştü tabi. :D Neyse ki kitap ince ve yorumum çok uzun olmayacak. (sanırım.) :D Bir durumu daha belirtmek isterim. Dönüp bloguma bakınca hep yorumlamam için gönderilen kitapları okumuşum ve kütüphanem okuyamadığım kitaplarımla dolmuş taşmış. Artık kütüphanem ve okumak istediğim kitapların dışına çıkmayı düşünmüyorum.

  Gelelim Sol Ayağım kitabına. Kitabın kahramanı aynı zamanda da yazarımız olan Christy. Doğuştan beyin felçli. O zamanlar teknoloji de gelişmemiş tabi. İlk başlarda herkes onu yaşayan bir ölü olarak nitelendirmiş. Yani besle temizle at kenara. Doktorların tavsiyesi bu dikkatini çekerim. Bir anne olarak bu durumun beni nasıl delirttiğini anneler iyi anlar. Christy'nin annesi de elleri öpülecek cinsten. Herkese inat çocuğundan umudunu kesmemiş.

  Bir gün, hiç beklenmedik anda Christy sol ayağını kullanır ve hikaye asıl bundan sonra başlar. Engelli insanların neler yaşadıklarını, çaresizliği, hapsolmuşluğu öyle güzel hissettirdi ki halime bin şükür ettim.

  Kitap biraz yavaş ilerliyor ama ince olduğu için okuması kolay. Gerçek yaşam kitaplarını, size bir şey katan kitapları seviyorsanız tavsiyemdir. Bende ayrı yeri olacak kitaplardan.


Büşra Muti          







ALINTILAR

  • "İnsanlar ve ulusları birbirinden ayıran engeller ortadan kalkmış, hepimizin hissettiği ve ancak acının ortaya çıkarabildiği anlayış ve iletişime duyulan ihtiyaç bunları yıkıp yok etmişti."

  • "Konuşamamak, insanlarla sıradan ilişkiler kurmamda her zaman en büyük engel olmuştur. Bana en acı veren engelimdi; çünkü konuşma olmazsa insan kaybolmuş gibidir, milyonlarca şey söylemek isterken bir kelime bile edemez. Yazmam gayet iyiydi, fakat sadece yazılı kelimelerle anlatılamayan, 'hissettirilen eden' bazı duygular vardır. Yazmak, ölümsüz olabilir ama sesin yaptığı gibi iki insan arasındaki boşluğu kapatan bir köprü kuramaz. Bir arkadaşımla tartışmayı ya da bir kızla birkaç dakika sohbet etmeyi, dünyadaki en iyi kitabı yazmaya tercih ederdim."

  • "Yalnızca içimde, derinlerde bir yerde, sivri bir iğnenin çocukluğumun bütün güzelliklerini ve hayallerini delip parçaladığını, sakatlığımı çırılçıplak, saklanamayacak kadar güçsüzleşti eşiğini hissediyordum.
    O zamana kadar kendim hakkında düşünmemiştim. Evet, zaman zaman diğerleri gibi olmadğıma dair bir his zihninde belirli beni rahatsız ederdi. Ancak diğer şeylerin pırıltısı kara bir noktaydı ve hemen unuturdum. Erkek kardeşleriyle futbol oynamaya devam eder, kendinin farkında olmayarak, hayatın gördüğüm parçasının tadını çıkarırdım.
    Ama şimdi durum farklıydı. Artık her şeyi, eğlenmeye hevesli, içi merakla dolu küçük bir çocuğun gözleriyle değil, bir sanatın, kendi derdini yeni keşfetmiş bir sakatın gözleriyle görüyordum."












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen yorumlarımızı Türkçe karakterler kullanarak yapalım.