3 Temmuz 2017 Pazartesi

KİTAP YORUMU: SOL AYAĞIM - CHRISTY BROWN


Kitap Adı: SOL AYAĞIM
Yazar: Christy BROWN
Tür: Otobiyografi
Çevirmen: Filiz KAHRAMAN
Yayıncı: Nemesis Yayınları
Sayfa: 190
 

  "BÜYÜLEYİCİ VE EĞLENCELİ... OKUYANA İLHAM VERİYOR."
IRISH TIMES
  "ERDEMLİ VE HİÇ BİR ŞEKİLDE YOZLAŞTIRILMAMIŞ BİR CESARET HİKAYESİ"
SUNDAY TIMES
  Chiristy Brown doğuştan beyin felci kurbanıydı.Ancak bu talihsiz küçük bebek İrlanda 
edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücüne ve duyarlı zekasına sahipti.
  Bu,Chiristy Brownın kendi yaşam öyküsüdür.Brown,çocukluğunda okumayı,yazmayı,resim yapmayı ve nihayet daktilo kullanmayı öğrenmek için verdiği mücadeleyi ve bütün bunları sol ayağını kullanarak nasıl yaptığını anlatıyor.
  Chiristy Brownın benzer bir biçimde kaleme aldığı Dream All The Days adlı eseride çok satan kitaplar listesine girmeyi başarmıştır.
  Sol Ayağım kitabı ; Chiristy Brownı Daniel Day-Levisin canlandırdığı,çok başarılı bir filme konu edinilmiştir.

 Uzun bir aradan sonra tekrar ben geldim. :D Yaklaşık 1 senedir ortalarda yoktum. Bir dönem yazmaktan ve okumaktan yorulup ara vermiştim, üstüne hamile kalınca bu zaman uzadı da uzadı. Okuduğum bir çok kitap oldu fakat yorumlamaya vaktim de isteğimde pek olmadı. Şimdi yazmayı ne çok özlediğimi daha iyi anladım. Bu arada bir kızım oldu. =) Adı Zeynep. (Buraya kalpli yüz koyduğumu hayal edin lütfen.) :D Artık altı aylık olduk. Yüküm az da olsa hafifledi şimdi o uyuyor ben de bloguma yazmanın tadını çıkarıyorum. :D

  Yazmayalı uzun zaman olunca çenem düştü tabi. :D Neyse ki kitap ince ve yorumum çok uzun olmayacak. (sanırım.) :D Bir durumu daha belirtmek isterim. Dönüp bloguma bakınca hep yorumlamam için gönderilen kitapları okumuşum ve kütüphanem okuyamadığım kitaplarımla dolmuş taşmış. Artık kütüphanem ve okumak istediğim kitapların dışına çıkmayı düşünmüyorum.

  Gelelim Sol Ayağım kitabına. Kitabın kahramanı aynı zamanda da yazarımız olan Christy. Doğuştan beyin felçli. O zamanlar teknoloji de gelişmemiş tabi. İlk başlarda herkes onu yaşayan bir ölü olarak nitelendirmiş. Yani besle temizle at kenara. Doktorların tavsiyesi bu dikkatini çekerim. Bir anne olarak bu durumun beni nasıl delirttiğini anneler iyi anlar. Christy'nin annesi de elleri öpülecek cinsten. Herkese inat çocuğundan umudunu kesmemiş.

  Bir gün, hiç beklenmedik anda Christy sol ayağını kullanır ve hikaye asıl bundan sonra başlar. Engelli insanların neler yaşadıklarını, çaresizliği, hapsolmuşluğu öyle güzel hissettirdi ki halime bin şükür ettim.

  Kitap biraz yavaş ilerliyor ama ince olduğu için okuması kolay. Gerçek yaşam kitaplarını, size bir şey katan kitapları seviyorsanız tavsiyemdir. Bende ayrı yeri olacak kitaplardan.


Büşra Muti          







ALINTILAR

  • "İnsanlar ve ulusları birbirinden ayıran engeller ortadan kalkmış, hepimizin hissettiği ve ancak acının ortaya çıkarabildiği anlayış ve iletişime duyulan ihtiyaç bunları yıkıp yok etmişti."

  • "Konuşamamak, insanlarla sıradan ilişkiler kurmamda her zaman en büyük engel olmuştur. Bana en acı veren engelimdi; çünkü konuşma olmazsa insan kaybolmuş gibidir, milyonlarca şey söylemek isterken bir kelime bile edemez. Yazmam gayet iyiydi, fakat sadece yazılı kelimelerle anlatılamayan, 'hissettirilen eden' bazı duygular vardır. Yazmak, ölümsüz olabilir ama sesin yaptığı gibi iki insan arasındaki boşluğu kapatan bir köprü kuramaz. Bir arkadaşımla tartışmayı ya da bir kızla birkaç dakika sohbet etmeyi, dünyadaki en iyi kitabı yazmaya tercih ederdim."

  • "Yalnızca içimde, derinlerde bir yerde, sivri bir iğnenin çocukluğumun bütün güzelliklerini ve hayallerini delip parçaladığını, sakatlığımı çırılçıplak, saklanamayacak kadar güçsüzleşti eşiğini hissediyordum.
    O zamana kadar kendim hakkında düşünmemiştim. Evet, zaman zaman diğerleri gibi olmadğıma dair bir his zihninde belirli beni rahatsız ederdi. Ancak diğer şeylerin pırıltısı kara bir noktaydı ve hemen unuturdum. Erkek kardeşleriyle futbol oynamaya devam eder, kendinin farkında olmayarak, hayatın gördüğüm parçasının tadını çıkarırdım.
    Ama şimdi durum farklıydı. Artık her şeyi, eğlenmeye hevesli, içi merakla dolu küçük bir çocuğun gözleriyle değil, bir sanatın, kendi derdini yeni keşfetmiş bir sakatın gözleriyle görüyordum."












25 Temmuz 2016 Pazartesi

KİTAP YORUMU: ELEANOR & PARK - RAİNBOW ROWELL

Kitap Adı: Eleanor & Park
Yazar: Rainbow Rowell
Çevirmen: Müge Karaman Özçelik
Yayıncı: Pegasus Yayınları
Sayfa: 360
İki uyumsuz insan Sıradışı bir aşk
EleanorKızıl saçlar, tuhaf giysiler. Park başını çevirene kadar onun arkasında duran; o uyanana kadar yanında uzanan; diğer herkesi daha soluk, daha sıradan ve yetersiz gösteren… Eleanor.
ParkBir şarkıyı ona dinletmeden Eleanor'un seveceğini bilen; o sonunu anlatmadan esprilerine gülen; göğsünde, tam boğazının altında, Eleanor'u ona verdiği sözleri tutmaya itecek bir yere sahip olan… Park. İlk aşkın sonsuza dek sürmeyeceğini bilecek kadar zeki ama bunu deneyecek kadar cesur ve umutsuz, on altı yaşındaki iki talihsiz âşığın bir okul yılı boyunca süren hikâyesi. Eleanor, Park'la karşılaştığında siz de ilk aşkınızı ve nasıl da büyülendiğinizi hatırlayacaksınız...
"Eleanor&Park, genç olup bir kıza aşık olmanın ötesinde, genç olup bir kitaba âşık olma hissini de hatırlattı bana."-John Green, Aynı Yıldızın Altında'nın yazarı-
"Komik, umut dolu, biraz küfürbaz, seksi ve hüzünlü… Bu tatlı aşk hikâyesi hem gençleri hem de yetişkinleri etkileyecek."-Kirkus Reviews-
"Bu çekici, zeki ve naif hikâye gerçek aşkla dopdolu. Okurlar Eleanor&Park'a hayran kalacak." -Gayle Forman, Eğer Yaşarsam'ın yazarı-
"Birbirini gerçekten çok seven ve mutluluklarının önüne çıkan her türlü zorluğu atlatabileceklerine inanan iki gence dair bu roman tam bir cevher." -Caley Anderson-
"Rowell hikâye boyunca okuyucuyu sürekli şaşırtıyor ve aydınlık ile karanlığı son sayfaya kadar dengede tutuyor." -Publishers Weekly- 
"Eleanor ile Park'ın saf, çekingen fakat giderek olgunlaşan ilişkisi hem nefes kesici hem de yürek burkucu." -Booklist-
"Eleanor & Park aşk ve dışlananlar hakkında nefes nefese okuyacağınız bir roman." -Stephanie Perkins-
"Sevimli, cesur ve etkileyici…Rainbow Rowell aykırı iki âşığın unutulmaz öyküsünü kaleme almış.Yazarın ilk romanı kalbinize girip orada kalmanın bir yolunu bulacak." -Courtney Summers-
2014 Michael L. Printz - Gençlik Edebiyatı Onur ÖdülüBoston Globe-Horn Book - 2013'ün En İyi Kitabı Ödülü Publishers Weekly - 2013'ün En İyi Gençlik Kitabı Ödülü New York Times Book Review - 2013'ün En İyi Gençlik KitabıKirkus Reviews - 2013'ün En İyi Gençlik Kitabı ABD National Public Radio - 2013'ün En İyi Kitabı

  Bir süre elimde sürünen kitap Eleanor ve Park. Bunun en büyük sebebi vakitsizlik ve yolculuk oldu. Yoğunluktan kitabı yanımdan ayırmasam da okumaya fırsatım olmadı. Açıkçası kitabı uzun zaman önce bitirdim. Fakat bir süredir yorum girme isteğim yoktu. Keyifsizim uzun zamandır. Şu an bile Sezen Aksu dinliyorum. Depresyon moduna girdim diyeceğim ama o moda da girmedim. Neyse ben kendimi çözemedim. :D Uzun zamandır buralarda olmayınca hayatımda da çok değişiklik oldu. Olumlu, olumsuz bir sürü şey... Biraz da ayrı kalmam bundan dolayı. Şimdi içime dökme kısmını bitirip kitaba geçiyorum. :D

25 Mayıs 2016 Çarşamba

KİTAP YORUMU: EGE GÜNEŞİ - NAZMİYE SÜMER


Kitap Adı: EGE GÜNEŞİ
Yazar: Nazmiye SÜMER
Tür: Aşk
Yayıncı: Mendirek Yayınları
Sayfa: 493


   Dal olup bölüşelim, saz olup söyleşelim! 
  "Kemençenin efsanesini bilir misin?"
  Her ikisi için de bu soru, sonun başlangıcıydı. Onlar, kaderin bir oyununa geleceğini, bir efsanenin yeniden hayat bulacağını bilmeden planlamadıkları geleceklerine adım atıyorlardı. Her ikisi de karşılaştıkları ilk andan itibaren kaderin önüne geçemeyeceklerdi. Genç adamın geçmek gibi bir arzusu yoktu, gördüğü ilk an kararını vermişti.
  Ama genç kız…   Yaşadığı çalkantılardan sıyrılıp çizgisini bulabilecek gibi değildi. Yiğit, Güneş'i ikna edebilecek miydi? Aşkının gerçekliğine, kendisinin diğer erkekler gibi olmadığına inandırabilecek miydi?
  Karadeniz'in yeşiliyle Ege'nin mavisi bir araya gelecek miydi? Bir efsane yeniden hayat bulacak mıydı?


   Türk yazarları bazı konularda çok eleştiriyorlar. .Yer yer bu eleştirilere bende katılıyorum fakat en büyük eleştiriyi ben yapmayı düşünüyorum şu anda. Ciddi anlamda isyan bayrağını çektim! Gerçi bu eleştirim tüm yazarlara! Hepsine! Ya arkadaş şu erkek karakterleri bu kadar ilgili, düşünceli, sevgi dolu yapmayın! Gerçek dünyaya dönünce sudan çıkmış balığa dönüyoruz! :D Bir de ben evliyim düşünün halimi! :D (Çok şükür ki eşim su katılmamış öküzlerden değil!) Genç kızlarımıza yazık. Evde kalacaklar bu gidişle. :D Bu kitapları beyler okursa işler karışır benden söylemesi! :D Neyse ben yine coştum galiba. :D

22 Mayıs 2016 Pazar

[6. DİJİTAL KRALİÇELER BLOG TUR] DİLEK AĞACININ TOHUMLARI - CAROL SNOW


Kitap Adı: DİLEK AĞACININ TOHUMLARI
Yazar: Carol SNOW
Yayıncı: Novella Yayınları
Çevirmen: Elif DİNÇER
Sayfa: 464

  Vanessa'nın 29. doğum günü için tek dileği, uzatmalı sevgilisi Eric'ten -malum teklifle birlikte- bir nişan yüzüğü almaktır. Ama Eric'in hediyesi, onun için doldurduğu karışık bir müzik CD'si olur. Bu özel günde büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Vanessa, hayatıyla ilgili farklı planlar yapmaya başlar.
  Wendy, bilgisayar oyunu bağımlısı, vurdumduymaz bir koca ve ele avuca sığmaz, haylaz ikizleriyle baş etmeye çalışan bir ev kadınıdır. Son zamanlarda yakalandığı nedensiz ağlama krizlerini bir işaret sayan Wendy, başındaki 2+1 belayı dize getirmek için kolları sıvamaya karar verir.
  Laura, mükemmel kariyeri ve donör yardımıyla doğurduğu oğlu Ian'la mutlu bir yaşam süren, bekâr ve güçlü bir kadındır. Hayatının merkezi olan Ian kardeş isteyince bir araştırma yapmaya başlar. Bu araştırma, hem kendisinin hem de hiç tanımadığı                 Vanessa ile Wendy'nin dünyasını değiştirmek üzeredir. Dilek Ağacının Tohumları, hayatına yeni bir yön vermekte kararlı olan kadınların, ne yapacaklarını çok iyi bildiklerini hatırlatan bir roman.
  "Snow'dan esprili ve zekice yazılmış bir roman."Publishers Weekly-
  "Üç kadın ve bir donör etrafında gelişen olaylar, okuru hayatın hem acı hem de eğlenceli yanlarıyla buluşturuyor."-Booklist-
  "Carol Snow gerçekçi, sempatik karakterler yaratma konusunda harika bir iş çıkarmış."-Curled Up With a Good Book-

  Blog tur kapsamında okudum Dilek Ağacının Tohumları kitabını. Aslında tur başlamadan önce okuyup bitirdim fakat yorumu girme fırsatı bulamadım. Uzun zamandır ciddi anlamda internet sıkıntısı yaşadım. Arıza gideremeyen bir Türk Telekom yapmışlar malesef! Neyse konumuz bu değil tabi ki. 

21 Nisan 2016 Perşembe

KİTAP YORUMU: HİÇ HESAPTA YOKTUN SEN - NAZMİYE SÜMER


Kitap Adı: HİÇ HESAPTA YOKTUN SEN
Yazar: Nazmiye SÜMER
Tür: Romantik, Aşk
Yayıncı: Mendirek Yayınları
Sayfa: 568

  Kendime yediremiyordum. Benimle evlenmek istediğini annesinin aracılığıyla ileten bu adam; kendini şimdi bana farklı bir kişi olarak tanıtıyordu.İntikam almam artık kaçınılmazdı.
  "Evli misin?" diye sorduğumda şaşırdı. "Hayır," dedi. 
  Soğukkanlılığımı korumaya çalışarak devam ettim.  "Peki, nişanlı olabilir misin ya da bir kız arkadaşın var mı?"derken göz ucuyla ellerine baktım. Bunu bilinçli yapıyordum.Sorduğum sorular onu şüphelendirmiş olmalıydı ki, bana tereddütle bakarken yine, "Hayır," dedi.  "Güzel!" dedim neşeyle. "Beni kaçırsana!" 
  Karadenizin hırçın dalgaları arasında hayat bulan, büyüleyici bir aşk hikayesi.

  Bir laf vardır büyüklerimiz bu konuda bizi hep uyarır. "Büyük lokma ye, büyük konuşma!" Bu cümleyi eminim sizde çok duydunuz. Zamanında bende çok duydum hatta büyük konuştum "asla yapmam!" dedim ve yaptım. Neyse konumuz ben değilim. :D Kitabımızın ana karakteri Şahsenem'de büyük konuşanlardan. Peki sizce ne oldu? Evet, evet! Doğru bildiniz büyük konuştu ve başına geldi. "Asla, bir Karadenizliyle evlenmem dedi ve tabi ki evlendi! :D

25 Mart 2016 Cuma

KİTAP YORUMU: KARANLIK AŞK - TUĞÇE AKSAL

Kitap Adı: KARANLIK AŞK
Yazar: Tuğçe AKSAL
Tür: Aşk
Yayıncı: Müptela Yayınları
Sayfa: 344

  İntikam için yola çıkanlar ölmeyi, öldürmeyi, kaybetmeyi ve kaybolmayı göze alabilirler. Peki ya âşık olmayı? Elif, yaşadığı korkunç olaydan sonra hayatını değiştirmeye çalışırken hiç aklına gelmeyen bir sürprizle karşılaşıyor. Demir gibi soğuk ve karanlık bu genç adamın kokusu ona unutmak istediği şeyleri hatırlatırken, gözleri yeni bir dünyanın kapısına açılıyor. Hayatın, acılardan sonra mutlulukları da getirebileceğini kulağınıza fısıldayacak bu hikayeyle sizin de ümitleriniz yeşerecek.


  Beni allak bullak eden bir kitabın daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Neden böyle bir cümle kurdun diyen olursa hemen açıklayayım. Karanlık Aşk kitabı ya çok sevilmiş ya da çok kötü bulunmuştu. Okurken aklımda bir çok acabalar vardı. Bunun üstüne açtım kitap hakkındaki yorumlara baktım. Kimisi tecavüzü haklı çıkarmış demiş, kimisi tam tersini. Hiç mi orta yolu yok bunun diye düşündüm başladım okumaya.

24 Mart 2016 Perşembe

KİTAP YORUMU: MAVİ SAÇLI KIZ - BURÇAK ÇEREZCİOĞLU


Kitap Adı: MAVİ SAÇLI KIZ
Yazar: Burçak ÇEREZCİOĞLU
Tür: Biyografi, Dram
Yayıncı: YKY Yayınları
Sayfa: 288

  Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yakıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar vardır. Burçak Çerezcioğlu, 16 yaşında lösemiden öldüğünde, cesareti, sevgiyi ve yaşamı tanıyordu.Bu kitapta, kısa bir yaşamın kederini, güzelliğini, acısını, bir savaşı okuyacaksınız. Ne yazık ki kurmaca olmayan bir hayatın öyküsünü. Bir babaya, bu dizeleri yazdırmış bir hayatın. Sabahları hasta uyanmanı istiyorum. Hastaysan eğer yaşıyorsun demektir.

  Beklentimin çok altında altında kalan bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Büyük bir merakla başlamıştım Mavi Saçlı Kız kitabına. Yaşanmış bir hikaye olması beni kitaba çeken en büyük etkendi. Herkes gibi kitabın sonunda bende üzüldüm. Bir boşluk yaşadım fakat kitap olarak ele alacak olursam yeterli seviyede değildi diye düşünüyorum.

19 Mart 2016 Cumartesi

KİTAP YORUMU: PİNOKYO'NUN RÜYASI - SELVİ ATICI


Kitap Adı: PİNOKYO'NUN RÜYASI
Yazar: Selvi ATICI
Tür: Aşk
Yayıncı: Nemesis Yayınları
Sayfa: 424

  Gecenin karanlığı üzerine en derin koyuluğuyla çöktüğünde Gazel, bir binanın en üst katındaydı. Ve o binadan canlı çıkması imkânsızdı. Hayatta tek bir kez bile olsa, geleceğiyle ilgili bir kararı kendisi verebilmek istedi. Nasıl öleceğini seçebilmek istedi. Onu kovalayan adamlar çoktan o binaya girmiş ve merdivenleri çıkmaya başlamışlardı. Birazdan yakalanacaktı. Ve yine, birilerinin onun adına verdiği kararları uygulamak zorunda kalacaktı. Başkalarının elinde oyuncak olmaktansa, ölmeyi tercih etti. Ve kendini boşluğa bıraktı.
  Aynı gece, Ömer'in üzerine de kopkoyu bir karanlıkla çökmüştü. Bütün gün hastalarıyla ilgilenmiş ve ameliyattan ameliyata koşturmuştu. Trafikten kurtulmak için girdiği ara yolda ilerlerken aklından geçen karmakarışık düşünceler, büyük bir gürültü ve sarsıntıyla bölündü. Pat!
  Arabasının üzerine bir şey düşmüştü. İlk anda ne olduğunu anlayamadı ama birkaç saniye sonra ön camına doğru uzanan bir kadın eliyle karşı karşıya kaldı. O el Ömer'e, 'beni tut' diye yalvarıyor gibiydi. O eli tuttuğu anda, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ne Ömer için; ne de Gazel için…

  Çok mutsuzum. =( Bitti. =( Pinokyo'nun Rüyası bitti. =( Çok kısa sürdü. Hiç beğenmedim! Biraz daha uzun olmalıydı şöyle 4767696974830 sayfa kadar daha yazılmalıydı. :D Tamam sakinleşiyorum. İyiyim mantıklı yorum yapabilirim. :D

15 Mart 2016 Salı

KİTAP YORUMU: BEN BU AŞKA 20 KİLOMU VERDİM - ŞİŞMAN KIZ


Kitap Adı: BEN BU AŞKA 20 KİLOMU VERDİM
Yazar: Şişman Kız
Tür: Komedi
Yayıncı: Okuyanus Yayınevi
Sayfa: 208

  Hayaller büyük boy karışık pizza, hayatlar müsli
  - Sinem abla, bu tartı bozuk mu ya? Ben şimdi 66.7 kilo muyum yani?  - Sen iyi misin kızım?  - İyiyim ya, sen nasılsın? Öyle tartıda o kiloyu görünce biraz sarsıldım sadece. Yani ben o kiloları en sevdiğim şeyleri yiyerek almıştım Sinem abla, gitti mi onların hepsi şimdi?   - …  - O son cevizli baklava gitmeseydi bari ya. Çok güzeldi o.
  Siz hiç tutkulu bir aşkın enkazı üzerinde kendinizi unutacak hale geldiniz mi?  Bırak güzel görünmeyi, nefes aldığınızdan bile emin olmadığınız günler mi geçirdiniz?Peki böyle günlerden birinde bir sabah aniden artık şişman biri olmadığınızı fark etseniz ne yapardınız? Bir ex-şişmanın şaşırtıcı hayatına hoşgeldiniz!
  "Garsonlar ellerinde tepsilerle dolaşıyor. Tepsilerin bazılarında ilginç ilginç kanepeler var. Acaba şu kanepelerden yesem yine eskisi gibi göbeğim şişer mi? Yoksa o sadece şişmanlara has bir özellik mi? Kafam karışık. Bu bedende yeniyim, henüz çok acemiyim. Ne yapınca ne oluyor tam olarak bilemiyorum."
  Popom Olmadan Asla'da kırık dökük bir ayrılığın üzerinde bıraktığımız kahramanımız farkında olmadan verdiği kilolarla aslında hayatını da değiştirmiştir.
  İşteki yükselişine ve insanlarla olan ilişkilerindeki değişime ayak uydurmaya çalışırken, Ben Bu Aşka 20 Kilomu Verdim'de aklındaki sorulara yanıt arayacak, kapanmamış defterler de yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır…

  Bol gülmeli bir kitabın daha sonuna gelmiş bulunuyorum. =) Dizüstü edebiyat kitabını en son lise de okumuştum. Erkek Dedikodusu kitabıydı ve çok eğlenmiştim. Bu kitabı okumadan önce tereddüt ettim acaba eskisi kadar keyif alır mıyım diye. Sorunun cevabını kitabı okumaya başlayınca aldım. Hala sıkılmadan keyif alarak okuyabildim. =)


12 Mart 2016 Cumartesi

KİTAP YORUMU: ÇALINMIŞ CENNET - GÜLAY SENA DÜNDAR


Kitap Adı: ÇALINMIŞ CENNET
Yazar: Gülay Sena DÜNDAR
Tür: Aşk
Yayıncı: Mendirek Yayınları
Sayfa: 656

  "İkimiz de aynı bataklıktayız. Tek fark, sen daha özgürsün."
  İstanbul'u dize getiren bir mafya ve onun canından çok sevdiği insanlarla imtihanı.Uğradığı ihanet sonucunda kimseye güvenmemeyi öğrenen Çınar Emiroğlu, yeni bir aşkla sınanacağını nereden bilebilirdi?
  Bir kumar oyunu tüm hayatını değiştirdi, sevdiğine inandığı adamdan ayrı düşürdü Hayal'i.Şimdiyse o yeşilçam filmlerine konu olabilecek cinsten bir hayata mahkûm. Tam onu bulunduğu karanlıktan çekip çıkaracak beyaz atlı prensin varlığını inkâr ettiği an büyük bir aşka esir düştü."


  Tam yazımı yazmaya başlayacağım fonda Gülşen çalıyor. Dan Dan şarkısı. Sözlerine dikkat edince ondan da güzel mafya olurmuş. İlla benim olacaksın diye tutturuyor. :D Çınar'ı hatırlattı sanki. :D