15 Ocak 2016 Cuma

KİTAP YORUMU: SATILIK - İLKNUR BİRDAL




Kitap Adı: Satılık
Yazar: İlknur BİRDAL
Tür: Aşk, Dram
Yayıncı: Postiga Yayınları
Sayfa: 472


  Her aşk kendi sınavıyla cebelleşir.
  Devran ve Hüzün...

  Onların yolu bir bar kapısında kesişti. Kader hiç ummadıkları anda, hiç ummadıkları bir yerde onları bir araya getirdi. Hayatın karşısında yeteri kadar kırılan kalpleri yeni bir serzenişi daha kaldırabilecek miydi?

  Hüzün'ün korumak istediği kalbi, Devran'ın hayatını karmaşalar içine sürükleyen sırları vardı. Pis bir barın üst katında sahip olduğu kızın hayatının bilmecesi olacağını hiç hesaplamamıştı. 

  Sırlar ortaya çıktıkça değişen hayatlara, her aşkın kendi içinde verdiği savaşlara şahit olacaksınız.

  "Sana sahip olmak hayatımda yaptığım tek doğruydu. Söylemesi biraz tuhaf olsa da, hayatım boyunca satın aldığım en güzel hediyesin."

  "Sen benim başıma gelen en güzel yanlıştın. Seni Seviyorum Devran... Mutluluk benim için senin dudaklarının arasında ve sen bu gece sadece beni sevdiğini fısılda..."

   Hüzün, 18 yaşına girmesine aylar kalmış genç kız. Üvey babası, öz annesi ve anneden öz küçük kardeşi ile yaşamaktadır. Yaşamak diyorum ama böyle bir hayatı kimse yaşamak istemez. Üvey babası tarafından hayatı cehenneme çevrilmiş. Okulunu bitirmesine bile izin verilmemiş. Salim denen üvey babası içkiden sızarsa okuluna gidiyor gizli gizli. Yakalandığında yediği dayaklar da cabası. Üstelik o dayak yerken annesi sadece seyrediyor. Sizde şu an sinirlendiniz eminim ama durun daha devamı var. 


   Hüzün dayak yedikten sonra evde olan mercimekle çorba yapıp kardeşinin karnını doyuruyor sonra da kalanlardan kendi açlığını bastırıp uyumak için kardeşinin yanına gidiyor. Salim ise bu olaylar sırasında kumar borcu yüzünden Kazım denen adi bir adamın karşısında ecel terleri döküyor. Aklına gelen fikirle Hüzün'ün hayatının yönü değişiyor. Kendi kızı olmamasına rağmen Hüzün'ü Kazım'a satıyor. O artık hayat kadını olmaya zorlanan, bataklığa düşmüş bir genç kız oluyor. Şunu diyebilirsiniz Salim'e neden karşı çıkmadı neden elinden kaçmadı. Çünkü 6 yaşında hasta kardeşi var ve Salim denen pislik onu öldürmekle tehdit etti. 


   Bundan sonrası malum. Hüzün, Aysel'in eline teslim edildi işleri öğrenmesi için. Aysel, Hüzün'e her konuda yardım eden, onu kurtarmak için çok çabalayan kişi. Yeterince başarılı olamadı ve Hüzün işe başladığı gün Devran iş ortağıyla daha önce gelmediği mekana gelir. Çok sarhoş olunca Hüzün'ü alır ve odaya çıkarlar. Hüzün onu durdurmaya çalışsa da başarılı olamaz, Devran sarhoş olduğu için onu anlamaz ve artık her şey için çok geçtir. Sabah olayların farkına varan Devran yaşadığı vicdan azabıyla Hüzün'ü oradan kurtarmak ister ve olaylar bu şekilde gelişir.


  Kitabı başlangıç olarak anlattım ama daha neler var neler... İçinde bir çok olay örgüsü içeriyor kitap. Bu yüzden olayların hepsi hızlı gelişiyor. En önemli husus tabi ki Hüzün'ün yaşı. Hayatın gerçeklerini yüzümüze tokat gibi vuruyor yazar. Böyle hayatlar var bunu anlamak lazım. Olmasını tabi ki istemeyiz ama bir yerlerde bu hayatı yaşayan kızlar var ve biz bunları duymak, okumak istemiyoruz. Bu şekilde sadece gözümüzü, kulağımızı kapatırız ama o hayatlar yaşanmaya devam eder. Yani Hüzün'ün 17 yaşında olması her okuyucuyu rahatsız etti buna bende dahilim. Fakat kitap hayatımızdan bir kesit gibi olmuş. 


  Kitap biraz Brezilya, biraz Yeşilçam tarzında olmuş. Kim kiminle nerede oyunu oynanabilir. Kitap karakterlerinin hepsinde geçmişte bir yerlerde birbirleriyle bağlantıları olmuş. Okudukça yok artık dedirtti. Bazen anlamayıp tekrar okuduğum yerleri oldu. Aslında anlamadığım tek yer olaylar sırasında araya giren Bulut oldu. Biraz da Poyraz. Öyle anlarda girdiler ki biran anlayamadım. Onun dışında kavram kargaşası yaşamadım. 


   Kitap 472 sayfa ama bir o kadar daha yazılırmış. Çok fazla olay var. Fazla olduğu için hızlı geçiş olmuş. Duygular yeterince yansımamış diye düşünüyorum. Bunun dışında hızlı olay örgüsü kitabı elimden bırakmak istememe sebep oldu.Bu yüzden gece üçe kadar okudum ve bitirdim kitabı. En sevdiğim kısım ise sevişme sahnelerinin yoğun olmamasıydı. 


  Kitap oldukça akıcı ve sade dille yazılmıştı. Karaktere koyulan isimler çok hoşuma gitti. Birazda karakter betimlemesi olsaydı süper olurdu. Giydikleri kıyafetler falan bende bazen havada kaldı. Özel günlerde giyilenler özellikle. Neyse uzun lafın kısası kısa sürede biten güzel kitaptı.


KİTAP ALINTILARI

- "Beklemek nasılda zordur biz sabırsız insanlar için. En kötünün beynimizde kol gezdiği anlarda nasıl işkence verici, nasıl bedbaht bir duygudur beklemek."

- "Düşüncesizce yapılan vedalar nedense hoşça kalmıyordu. Acıtıyordu; yarım yamalak bırakıyordu insanı. Bitti demekle bitmiyordu ki aşk."

- "Gece güneşin yerini alıp dünyayı karanlığa boyarken, bir çok şeyi de gizliyordu. Koruyucu kalkan gibi etrafı gizlerken bu sadece yarım günlük bir şeydi. Güneş gökyüzünde yerini alacak, gizli saklı ne varsa aydınlatacaktı."

- "Korkuyorsun."
  "Senin kadar."
  "Heyecanlısın."
  " Senin gibi."
  "Beni seviyosun," dedi Devran oyununa devam ederek. 
  Hüzün kendini bir büyüye kaptırmış gibi duraksamadan ekledi.
  "Senin sevdiğin gibi..."
PUANIM: 4/5



























8 yorum:

  1. Kitap tanıtımı için teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  2. Yorum için teşekkürler :) Yalnız kitabı alıp almamak konusunda o kadar arada bıraktın ki beni anlatamam. Bir yandan ilgimi çekip dğer yandan kafamı karıştırdın :) gerçekten güzel yorum, tekrar teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  3. Tanıtım güzel olmuş. Insan okurken olaylar keşke daha yavaş gelişip kitap ikiye bölüm şeydi diyor. Teşekkürler 😀

    YanıtlaSil
  4. Kitabın konusu çok güzelmiş okumayı çok isterim

    YanıtlaSil
  5. İlknur Birdal kitabıysa güzeldir :)

    YanıtlaSil

Lütfen yorumlarımızı Türkçe karakterler kullanarak yapalım.